23 Nisan 2017 Pazar

Suan her istediğimi yapabilecek gibi hissediyorum


Bilirisiniz teknik olarak şuan burada bile olmamam gerekiyor
Bu yüzden siktir et,Bende bunu iyi şekilde değerlendirebilirim
(Amin, Amin, Amin, Amin)
İyi hissettiriyor
whoooooo
Sanırım şanslıyım
Bazılarımız ikinci şansa sahip değil
Ama bu şansı kaçırmayacağım
Hayırr,adamım hahaha
Kahretsin,Şimdi Herşeyi yapabilirim gibi hissediyorum

Kim, şişede şimşeği yakalayabilir,ateşi suya çevirebilir
İtfaye hortumu üzerinde ağız çıkışı,swattor****lardan daha uçucu
Cinderella Man (x4)
Kum saat'ini parçala,kumu avuçla,ellerine al ve kavra
Donmuş saatin etrafında kafiyeleri haykır ,Geçmişe git ve onları kelepçele
Cinderella Man (x4)

Hava tahmincisinin tahmin edemediği bir fırtına yaklaşıyor
Virüs yaymaya başladım,kaçsan iyi olur çünkü kene oldum
Bu rap ,Düşmüştüm,düştüğümde,tekmelendim
Ayağa kalkmıştım,Sana yumruk atarak
seni yere sermek için geri döndüm ,seni sürtük
Bu bir tuzak,Kahretsin son CD'im çöp kutusunda
Eğer Diğer rapçi kıçımda olursa,Tanrının laneti olacağım
Gaza basarım ve Bu benim son yapışım gibi her rap'te haykırırım
Gözlerini kırptığında ölebilirsin,bu yüzden kirpiklerini kapa
Gözlerini kırpmaya ve öpücük göndermeye devam et,Ölüme kur yapıyorsun
Ben senin geçmişini yokediyorum,sadece şöhretini zedelemiyorum
Ritmi yakalıyorum ve sürdürüyorum
pişmanlık yok,ben gösteriyorum onlar yavaşlıyor,
Biliyorum,onunla ilgli yapabileceğin birşey yok
Keskin nişancı gibi hedefimi belirliyorum,hedef sensin
Yolunu engelleyeceğim,senin yerini kaptım,parkta ettim
Arsenik Akışı,çakmak gazı,tükürüğü ne yapabilirsin
Git Takmını topla seni göğe çıkarsınlar,arkanda oturup “woooooooo” desinler
O çocuk cehennemi eritecek kadar ateşli,şeytanıda yakar
Ondan nefret edebildiğini görüyorum,seni suçlamaz,açıkcası yapabilirdide
Bu oyun berbat,onu kaybetmeyi göze alabilirdi,nedersin ?
Şimdi tahmin et kim kim...? ( hey )
burada ip ucu ( hey )
Baloya askılı atleti ile geldi,nike ayakkabılarını kaybetdi
Bu senin kıçın ( hey ) ,O Senin kıçında,O'da senin aklında mahvolmuş
Şimdi..onun ismi neydi
Cinderella Man (x4)

Kahretsin,şimşeği yakalarken,o çarptı
Gök gürültüsünde,çığlık atmayı kes
Sonrada dünyayı başaşağı çevirdi,yağmuru yukarıya doğru yağdırdı
Cinderella Man (x4)
Geleceği şuana tekrar sardı
O'nu dondur ve soru sorma
Geçmişi sikeyim,o şuan burada
O...
Cinderella Man
Cinderella Man,Arkadaş shady'e oyunu tekrardan
özetlemesi için selefon* gönderir
Geldiği cehennemden,Cehennemine sonver
Ama Bu Cinderella Hikayesi ile seni sıkmaya gelmedi
Yada buna benzer şeylerle,artık bu günde,bu yaşta etiket olamaz
Ve oyunun bu bölümünde,Delillerin savrulmasına izin verilmez
Bu yüzden hoşça kalde eski H-I ,Yeni Que Seraya
Onun ölümünü düşün yaşasın
Öldürücü vuruşla,onları gökyüzünde,göğe çıkar
Onları gökte tut ve bu yere canlı getirmeye çalış
Sabırlı olduğun için teşekkür ederim,Artık hatalar yapmayacağım
Kahretsin,patatesim fırında pişmiş,ahbab tabağımda sebzeler uçabiliyor
Filet**'im esrar içiyor,yea ibne,biftekler esrar etkisinde
Kahretsin, şuan the grace of Gold***'a kadar burda bile olmamam gerekiyor
Dişimin derisi ve taşağımdaki kıllar ile
Şimdi ayak bileğinizdeki ağırlıkla ince buzdasınız
Yalandan nefret ederim ,kahrolası nasıl bu kadar sinirli oldun ?
Ne kadardır yüzünün önündeyim ?
Amam ondan korkmaktan başka yapacağın bir bok yok
Proof ruhu ile burada,aynaya onu tuttuğumda görüntüsünü saplıyorum
Yanına dikildiğimde,kısıkça söylediğin sözleri duyamadım
Kim Sıkıcı Lirik şairlerin etrafında,piramid ve rap daireleri oluşturur
Kim ( hey )
burada ip ucu ( hey )
Baloya askılı atleti ile geldi,nike ayakkabılarını kaybetdi
Bu senin kıçın,O Senin kıçında,O'da senin aklında mahvolmuş
Şimdi..onun ismi neydi
Cinderella Man (x4)

20 Nisan 2017 Perşembe

Bir çıkar yolum yok

etkisindeyim görmüş olduğum şaşkınlıkların,
kurtulmalıyım, dışında kalmalıyım alışkanlıklarımın.
bana benden haber veren rüyalarımın bir anlamına varmalıyım,
bir yoldan çıkışa varmalıyım.
yaşadıklarım ve anımsadıklarımdan ibaretim ben.
umursadıklarım sâdık olanlar,
dışladıklarım özüne bağlı kalmayanlar.
sözüne yalan katan terazi şaşkınları,
farâzi mâlumatları..
şüpheciliğimin sebebi insanlar,
yada insan olup insanlık dışı roller kapanlar.
rabbime hamd-û senâlar olsun,
yazdırıyor ilham kalemi elhamdülillah,
yolundayım ne eyleyim alemi ?
insanlar komik; onları anlaman için yeter mimik.
tek sahipliğimiz bilmem kaç gram et ve içine sığınan kemik;
onu da toprak alır elde var ölüm, hüzünlü son bölüm.

yaklaş bana yanmazsın, yansan da o senin içinde yangın.
şu an aklına düştüm, aklın yolu birdir dedim yürüdüm.
mevzum nedir anlarsın, arzum sana yalvarsın.
şu an kendimi gördüm, küçüldükçe küçüldüm eyvah!

şu an beni dinlediğini biliyorum,
seni görür gibi oluyorum,
analiz ediyor yazıyorum,
açımı bulup çiziyorum,
gözümü siliyor yanıyorum,
düşünü biliyor üşüyorum,
ama bir çözüme varıyorum, dinle:
sınıf arkadaşlarım yazdıklarımı silsin,
hayat bilgisi kitaba sığmaz başkalarına yedirin.
fazla rahattan delirin, gazla,
menzilimden gidin, gerçeklerimi bana verin, fıtratınızı gerdirin.
heves ve hırs toz misali, mâneviyat dev saray,
yaşananlara şahidimiz şems ve ay,
özel hayatlar deşifre olmuş, herşey açık vay vay.
laboratuvar içinde hangimiz değil yedek kobay?
bende kaçacak ayak yok bu taarruz meydanından, benden sakın.
akın akın birlikler lirik sürer mikrofondan,
uyuşmakta can damarım, patlayan dikişlerimi yamarım.

yaklaş bana yanmazsın, yansan da o senin içinde yangın.
şu an aklına düştüm, aklın yolu birdir dedim yürüdüm.
mevzum nedir anlarsın, arzum sana yalvarsın.
şu an kendimi gördüm, küçüldükçe küçüldüm eyvah!

18 Nisan 2017 Salı

Anlatılanlar başka yaşanan başka

bu aşkın alevini küle döndürdün
yüreğimi yakacak ateş mi kaldı
sen de beni terkedip gittikten sonra 
yarınıma doğacak güneş mi kaldı

güzel derlerdi çocukken aşka
sanki uçarmış tutulan aşka
anlatılanlar başka yaşanan başka
bir daha sevmek için heves mi kaldı

o eski hatıralar rahat bırakmaz
hiç bitmeyen hasretin aklımdan çıkmaz
anladım ki birtanem sensiz yaşanmaz
huzurla aldığım bir nefes mi kaldı

güzel derlerdi çocukken aşka
sanki uçarmış tutulan aşka
anlatılanlar başka yaşanan başka
bir daha sevmek için heves mi kaldı

17 Nisan 2017 Pazartesi

Ben bu ara eskisinden daha hızlı yaşlanıyorum

Olanları unutup geriye dönemem.
Yandım çok; öylece sönemem.
Bir kül kalır illa senden ya da benden

Gel denizler aşalım, benimle gelmen şart.
Hala beraber ölmediğimiz yerler var
Lütfen erken kalk; tanrından al izini.
Sahip olmadıklarınla doldur valizini
Ve çık.
Sonra fayda etmez harbe tekbir
Al alır semayı sela yar; bir olur kan ve tekdir.
Yayılır kalbe dek kir
Çocuklar ölüyorken senin vicdanın rahatsa
Bir sorun var demektir.
Ellerim gökte;
Başka bi aşk arıyorum.
Güneşte yaş kalıyorum.
Ağlamamam yaş kanıyorum.
Benden başka mı yolun?
İyi gibisin be;
Ben bu ara eskisinden daha hızlı yaşlanıyorum
Diyar diyar gezdim; önüme kapın çıktı.
Tanrım, söyle hayallerimi nasıl yıktın?
Yaşadığımdan anlamadım bir şey;
Bütün hayatım sadece güzel bi ölüme hazırlık mı?

Olanları unutup geriye dönemem.
Yandım çok; öylece sönemem.
Bir kül kalır illa senden ya da benden

“Bu yazgı değişmeyecek anladığımda çok geçti”
Dediğin anda belki gelir birisi anlar seni
Kalmadı umudum, çok karanlık; çok.
Açmadan gözlerini bilemezsin; yok.
Bir gece söküp yerinden kalbimi çaldılar
Onlar kalbini değil korkularını aldılar
Düşünmek istemiyorum artık
Düşün
Düşün ki yeniden sızlamasın bu ağrılar
Evimden uzaktayım; yatarken yatagımda
Gökyüzü sanki sana gülmüyor bu ara, ha?
Dünya bomboş gibi; sanki sade ben varım
Ve bir de şu haline sebep olan kadın
Unutmak istedikçe, daha çok kazınıyor.
Zaman bir hokkabaz ve hep o kazanıyor
Hiç olmayacak bir yerde oldurup imkansızı,
Sonra bütün bunların hepsi hile diyor değil mi?
Aynen Öyle

Deliye döndüm duyunca çekip gittiğini
Nereden bileceksin sen nerede bittiğimi

Olanları unutup geriye dönemem.
Yandım çok; öylece sönemem.
Bir kül kalır illa senden ya da benden


16 Nisan 2017 Pazar

Peki ya şimdi ne olacak ?

Türkiye'de 16 nisan 2017 günü yapılan referandumla çalınan oylar kullanılan mühürsüz sahte pusulalar ve bilimum yolsuzlukla Evet zorla ite kaka çıkartıldı. Bu sonuç meşru mudur ? Türkiye gibi hukuksuz bir ülkede evet meşrudur. Peki vicdanen ? Hayır değildir. Çünkü Hayır diyenler vicdanen de meşru olmasını istiyordu. Ancak Müslümanım diye geçinen, Müslüman namaz kılıyor diyerek oy verdikleri şahsın oy çalmasına hak yemesine hele de kul hakkı yiyip kendini peygambere benzeterek kısmen şirke girmesine göz yumuyorlar çünkü o Allah'ın peygamberlik yetkisi vermediği bir gizli peygamber onların gözünde. Neyse ki son peygamber belli. En azından AKP seçmeninin henüz %50 si Erdoğan'ın peygamber olmadığını düşünebiliyor. Ya Kuranı kerim de Hz. Muhammed'in son peygamber olduğu yazılmamış olsaydı ?

Neyse...

Peki bundan sonra ne olacak ?

Öncelikle fikirlerim bana ait ve bağımsız olduğunu belirteyim. Sadece bir öngörüdür.

Tarihte, totaliter rejim, elitist yönetim, oligarşik yönetim, tek parti yönetimi, tek adamlık, diktatörlük, tiranlık gibi birden çok türü ve ismi olan bir sisteme zorla geçirildik. Bu sistemde sadece AKP'nin ve AKP'nin türevi olan sağ partilerin iktidar olabileceğini herhalde referanduma gidip oy kullanabilenler olarak akıl edebilmişsinizdir. Bunu bilmeden oy kullandıysanız kendinizi sorgulayın.

Bu dakikadan sonra Anayasamızda gözle görülemeyen ama gözlerinizi kapatıp beyninizi çalıştırdığınızda daha net görebildiğiniz bir madde yer alacak. Türkiye Cumhuriyeti devleti, Recep Tayyip Erdoğan ve Partisinin ortak malıdır.

Bu maddeden yola çıkarak artık anayasal olarak bir Kaddafi (Zalim olanından) - Esad (Katil olanından) - Saddam (Korkak olanından) - Mübarek (Münafık olanından) - Zeynel bin Abidin (Hırsız olanından) var olacak. Peki bu kişilere ne oldu ? Herhalde her yerde siyasetle alakalı ahkam kesecek kadar siyaset bilimi profesörü olduysanız bu şahıslara ne olduğunu da biliyor olmalısınız.

Zeynel Bin Abidin soyduğu Tunus'un tüm hazinesini yanına alarak ülkeyi terk etti. Kaddafi çektirdiği zulümler karşısında eziyet ve işkence ile halk tarafından öldürüldü. Mübarek 'Müslüman Kardeşler' tarafından köpeği olduğu batıya kaçmaya zorlandı. Saddam bir hücre deliğine saklanırken yakalanıp idam edildi. Esad milyonlarca kişiyi öldürüp evinden edip koca bir ülkeyi gerekirse taş üstünde taş bırakmayacak kıvama getirmesine rağmen inatla baştan inmedi. Çünkü o ülke onun 'tapulu malı !'.

Dipnot eklemekte yarar var. Bu ülkelerin hepsinde seçim yapılıyordu. Her seçimi de tarihi rekorlarla bu diktatörler kazanıyordu.

Lafı daha da uzatmadan meseleye geliyorum. Avrupa'ya kafa tutan, basına ve toplumun muhalif kesimine işkence gibi bir hayat yaşatan, ülkesinin dünyadaki prestijini yerin dibine soktuğu için başka ülkelere gitmek isteyenlerin de gidemediği bir ülke olan Türkiye'nin lideri RTE, 'ciddi bir tehlike' olarak şimdiden konuşuluyor. Ve yakın gelecekte 'lan zaten bu meclisteki 600 kişinin kavgalarla çıkarttığı kanunları ben bir gecede çıkarabiliyorum ey amasyalı kardeşim bu 600 vekile boşu boşuna yılda 500 trilyon maaş vermek ayıp değil mi yazık değil mi ?' diyerek bir nevi halkın desteğiyle (yine yolsuz seçimle) veya kendi kafasına göre bir gecede meclisi kaldıracak. O çok benzetildiği Abdülhamit'in yaptığı gibi.

Demokrasinin askıya alındığı, insanların baskıyla yaşadığı, kaçmak isteyince başka ülkelerin almadığı, kalmak istediğinde ise yaşayamadığı bir ülkeye Avrupa ve ABD demokrasi getirecek.

Evet kardeşim Avrupa NATO ve ABD adı her ne olursa olsun birileri bu topraklara demokrasi getirecek. Ülkenden Yunan postalını temizleyerek demokrasiyi getiren Mustafa Kemal'in 100 yıl önce yaptığını sen 94 sene sonra tekrar tersi şekilde başarıp demokrasiyi çöpe attın. Ama o gün Mustafa Kemal'in yaptığını bugün Batı yapacak. Bugün evde zorla tutulan %50 Batı ülkelerinin işgaline karşı hem bir milli bilinçle hem de peygamberlerini korumak için meydanlara çıkacak.

Velhasıl kelam iç savaş için çanlar çalıyor arkadaşlar. Ne yazık ki sonuç böyle olacak. Siz 15 Temmuz'da sokağa çıkıp demokrasiyi kurtardık dediniz, her cadde ve meydana 'demokrasi' adını verdiniz ama bu gece demokrasiden vazgeçtiniz. Ve bunu 8 ayda nasıl becerdiniz inanın anlamak çok zor. Ve... 15 Temmuz'da koruyup 16 Nisan'da çöp kutusuna attığınız demokrasiyi Batı dünyası zorla senin ülkene getirecek.

Bu iç savaş ve işgalde Suriyeliler gibi vatanımızı terk edip ihanetle başka ülkelere mi kaçacağız ? Demokrasi ve insanca yaşam için Sömürgeci emperyalizme destek mi olacağız ? Diktatörü yıkıp demokratik rejime geçmek için Batı'yla beraber mi hareket edeceğiz ? Yoksa diktatörümüzü korumak için işgalcilerle mi savaşacağız ?

Sonuç olarak iç savaşa hazır mıyız ?

Minareyi çalan kılıfını elbet hazırlamıştır.

Yoksa siz sonrasında ne olacağını bilmeden evet vermiş olamazsınız dimi ? Herhalde bunları düşünmüşsünüzdür. Bu yüzden iç savaş ve işgalde ne yapacağınıza da çoktan karar vermiş olmalısınız.

Şahsen ben henüz veremedim. Ülkemizi mi kendimizi mi düşünmeliyiz bu aşamadayım. Çünkü ülkemiz bizi hiç düşünmedi ve kendim ve ailem için bir karar alabilirim.

Neye evet dediğini bilmeden 'düşünmeden' evet diyen arkadaşlar bence siz de hazırlıklarınızı ona göre yapın geç kalmadan.

Bahar bize korkuyu getirdi

Quando coeli movendi sunt et terra
Quando coeli movendi sunt et terra
Dum veneris judicare saeculum per ignem

My son, now listen what I say:
Keep in mind what you have learned
Wrap your fingers ,round your sword
Maybe you will not return
Thousands that we once have been
Only a few are still here
I've to give this sacrifice...

... oh, the autumn brought us fear!

My life, my blood, my tears, my pain
I'm the guardener of thee
Through an axestrike I have lost
The ability to see
Now my child, your time hath come
Mercy - not, with those you'll harm
Wrap your fingers `round your sword...

( And the ones we love will fall
Like autumn leaves
On these endless fields )

... as the horn sounds the alarm!

Und als der Sturm begann
Als Fleisch auf Eisen traf
Hell wie er Glocken Klang
Die Schreie derer, deren Glck versagt

Mit Wunden berst
Der Eichenhain ihm Schutze bot
Wie die Legende sagt
War dies des Vaters sich'rer Tod

Now, that all silcence was disturbed
The ground, as red as autumn leafs
Father Frost, the last they feel
On these mighty, endless fields

Quando coeli movendi sunt et terra
Dum veneris judicare saeculum per ignem

Hush hush, my child
Mother death is your bride
If you listen her song you will follow
So better beware
Let your senses take care
Your innocent mind will be hallowed

A step in the dark
(Meserere Dominus)
A secret to hide
(Rex tremendae majestatis)
A legend to tell
(Libera eas)
Drowned in the waters of time
(Miserere Dominus)

A secret to hide

He holds
Wisdom of ancient times
A parchment with numbers and rhymes
Fear speaks the spell to survive
The circle of druids - alive!
They all gathered in the night
Within the torches light
As their slumber did awake
So I did wish a thousand times
Mother Death would come to me
In her arms I will entwine
And I'm rising up to thee
Now my child, my time hath come
Mercy - not with those I'll harm
I wrap my fingers 'round my sword...
... as their horn sounds the alarm!
Now the winter begins
On these endless fields

11 Nisan 2017 Salı

Hayata Dair İç Burkan Garibanlık Anıları

çok garibanlik çektim hatta suan da onun içindeyim. ama 2 ay önceki yaşadıklarım ömrüm boyunca aklımdan çıkmaz herhalde. 

paramın kalmadığı ve 18 tl ile 21 gün idare etmem gereken bir dönemdi. sınav donemiydi. ben sabahlara kadar ders çalışıp uyumadan sınava giden oradan çıkıp eve gelen uyuyan ve uyandıktan sonra yine çalışan biriyim. sabah 10 da sınav vardı. hava baya soğuktu. saat 5:30 a kadar ders çalıştım. dus aldım iyice kurulandım. evde sadece bulgur olduğu için son 15 gündür kahvaltıda ve aksam yemeğinde cay ve bulgur bazen de kısmen zeytin yiyordum. bulgur pilavı yedim saat 6:30 gibi çıktım evden. 

saat 8 e kadar yürüdüm okula. neyse ki bu sene yemekhane bursu çıkmıştı bana. sınav yine mükemmel geçti. hatta 94 almıştım. sınavdan çıkınca 11:30 a kadar bekledim ve yemekhanede yemek yedikten sonra kulaklığımı takip eve kadar yürüdüm. o aralar sözlükten bir abla cok sağolsun asla unutamayacağım bir yardımda bulunmuştu. maddiyat ile maneviyatın bir arada beni gerçekten fena etkilediği bir dönemdi. 

yakın zamanda da şunu yaşadım. 2 gün önce evde bir baktım sadece ama sadece 1 paket makarna var. ev arkadaşlarım da yoktu ve tek basimaydim. oturdum makarna yaptım yarim paket. bir kısmını yedim dışarı çıktım biraz dolaştım arkadaşımdan aldığım kitabı fotokopi çektirdim eve geldim. aksam yemeği için dedim yine makarnayı ısitayim. bi baktım sok geçirdim. evde toz piresi vardı bu aralar, simdi de karınca çıkmış. ocağın üstündeki tencereye girmişler içinde belki onlarca yüzlerce makarna. benim midem boyle şeylerden igrenmez ama baya kötü oldum. baktım yiyecek tek şeyim bu. oturdum düşündüm bi iki dakika. baktım 24 lira param var 2 hafta için. mecburen yiyeceğim galiba dedim. oturdum ısıttım makarnayı. elime geldikçe topladım karıncaları. isitinca yine bazıları öldü ve yuvarlak top gibi katlandı. siyah taneler halini almıştı tek tek onları da topladım. sanırım bi 30 tane çıkmıştır. midem zor alsa da o makarnayı yedim. bakkaldan nazo almıştım su meyve suyu tozu olanlar. makarna'nın yanında onu içtim. zor da olsa bitirdim makarnayı. allah bir yerden denk getiriyor iste annem haftaya para gönderecek diye dün iddia oynamıştım 38 lira tutturdum. onunla ilaç ve sprey kutusu aldım 15 liraya. tüm evi ilaçladım erkenden. saat 6 gibi eve geldim her yeri havalandirdim ve uyuyup uyandıktan sonra kendime bugün bir sevgililer günü hediyesi verdim. aylar sonra dışarıdan birşey yedim. lahmacun söyledim. bugün zengin hissediyorum kendimi sozlük. büyük hilmi gibi hem de. 

bunlar da boyle anılarımdır.

Şubat 2015.