12 Nisan 2015 Pazar

Ben Seni Sevdiğimde Yıl 1965

Ben seni sevdiğimde
İstanbul'a yağmur yağardı
Sırılsıklam ıslanırdı aşktan herkes
Ben seni sevdiğimde
Kar yağardı İstanbul'a
Yıl 1965…

Sobalı evlerin buğulu camlarına
Sevdiğinin baş harflerini kazımışlığı vardı herkesin
En az bir kez…
Ve ben seni sevdiğimde masal gibiydi aşklar
Gökten 3 elma düşeceğine,
Hikayenin sonunda sevenlerin kovuşacağına
İnanırdı herkes

Ve ben seni sevdiğimde yıl 1965…
Köprüsü dahi yoktu boğazın
Kışın boğaz suları buz tutar
Kayıkla karşıya geçemezdim çoğu kez
Yine öyle bir gün…
Karşıdan karşıya
Üsküdar'dan Beşiktaş'a
“Seni seviyorum” diye seslendim sana ilk kez
Ve son kez…

Kış gelir, kömür kokardı sokaklar
Adam gibi adamdı, kardan adam değildi adamlar
söz senet sayılır, senet imzalanmazdı
Kredi kardı yoktu, herkes cebindeki kadar yaşardı

Ben seni sevdiğimde yıl 1975…
Yolda yürürken selam verilirdi
Görmezlikten gelmezdi kimse birbirini
Kimse arkadan vurup öldürmezdi
İnsanlar ölürse aşktan ölürdü

Ben seni sevdiğimde yıl 1980…
Kavgalıydı İstanbul birbirine
Sağa sola ayrılmış
Sağa sola savrulmuş genç insanlar
Kin doluydu birbirlerine
Hemen her gün
“Kahrolsun” diye bağırırlardı Taksim'de
Hemen her gece
Duvarlara “Kahrolsun” yazarlardı
Ben “Aşk olsun” yazardım sizin duvara
Polis hepimizi alırdı nezarete
Onların suçu hükümeti devirmeye çalışmaktı
Benim suçum sana aşkımı anlatmaya çalışmaktı
Onların derdi yeni bir dünya kurmaktı
Benim derdim seninle mutlu bir yuva kurmaktı
Olmadı, olmadı…

Ben seni sevdiğimde yıl 1985…
Karne vardı, kuyruklar vardı
Tüp gaz için, yağ için, ekmek için
Kuyrukta beklenirdi
Ben seni beklerdim
Herkes hayatını sürdürebileceği
Asgari ihtiyaçların peşindeydi
Ben senin peşindeydim
Çünkü benim ihtiyacım sendin
Ve her gece sizin evin duvarına
“Seni seviyorum” yazan bendim


-Uğur Arslan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder