1 Mayıs 2015 Cuma

Hüsrana komşuyum

Terslikler bırakmıyor yakamızı.

Biz doğruya iyiye yöneldikçe daha da terslik gelip bizi buluyor. Biz günahtan kaçtıkça, günah bizi çağırıyor. Görükle'de okuyan belki de güzellikte ilk 3 e girebilecek kadar hoş bir kız çıkıp ben gibi bir şekle neden 'ulan neden yakışıklı erkekler hep böyle aşka inanmayan ve uzak insanlar oluyor neden diğerleri gibi sen de bunu bana yapıyorsun' diyor. Lan ne yakışıklısı ya. Bu lafların zamanlaması neden bu kadar manidar amk ya...

Hadi bu imtihanı geçtik diyelim. Ulan üniversite sona gelmişiz, mezun olucaz mezun. Herkes Ayvalık Erdek Altınoluk falan yapar demi. Biz 3 sene evimize sıkışmış insanlar olarak son sene gezer tozarız diyorduk ama tez ve 3 farklı dersin ödevinin 1 haftaya sığdırılması nedir ya. Ulan delirecem ya.. Saçlarıma ak düştü ak ! Hem de troll olan ak !

Tam diyorsun tez bitti bari 2-3 günlüğüne Bursa'ya gideyim, 54 saatlik uykusuzluk ve yorgunluktan sonra otobüste uyuyorsun uyanıyorsun Bursa terminaline adım atıyorsun, boğazında bir sızı hissediyorsun. Eve gidip yemek yiyorsun ve burnun akmaya başlıyor. Lan ben 11 gündür griptim kimse grip değilken. Daha dün sabah bitmişti dün ! Ben neden her Bursa'ya geldiğimde hasta oluyorum amk !

Terminale iniyorsun elinde valizle yürürken, birbirine sarılan bir çift görüyorsun. Çocuk 170 boylarında sakalsız üstünde bir yağmurluk, kız 168 170 boylarında uzun düz saçlı kahküllü. Tam telefonun çalıyor annenle orda konuşurken gözün hala onlarda. Son kez sarılıyorlar ve çocuk kızı öpüyor kız otobüse gidiyor. Sen telefonla konuşurken bunlara şahit oluyorsun. Ulan ananı sikeyim diyorsun ben bu sahneyi neden 2. kez yaşıyorum diyorsun.

Eve geldiğinde komşunun bir oğlu olduğunu öğreniyorsun. Yılmaz abi hayırlı olsun ne koydunuz adını diyorsun. Al işte... Geçmişe gömdüğümüz bir şahsın ismi. Ünisex kullanılan bir isim ki, duyunca biraz canın sıkılıyor. Hay amk diyorsun eve giriyorsun, kız kardeşin geliyor diyor ki 'abi bişey sorcam sen bi ara bana birinden bahsetmiştin hani x abla. O ne oldu ?' diyor. Lan sırayla mı geliyorsunuz amk. Öldü galiba ne bileyim diyorsun tv yi açıyorsun haberleri izlerken, İzmit'te o isimde bir kişinin trafik kazasında öldüğü haberini duyuyorsun. Tam böyle çıldırırken Facebook'a giriyorsun. Bir arkadaş mesaj atmış. Lan Uludağ da dolaşırken senin bir entry ne denk geldim tarih 16.05.2012. O denli seviyor musun lan o kızı diyor. girip entry yi buluyorsun al işte. Ananı avradını sikeyim ya.. Lan bu kadar rastlantı nedir amk nedir ya. yok abi yok öldü o kız canlı görürsem yine öldürürüm diyorum.

Sabah uyanıyorsun 1 Mayıs bak günlerden. Koşa koşa lavaboya. Su kusmak nedir. Acil hastaneye tabi. Amipli dizanteri nedir amk ya amipli dizanteri nedir ? Pazartesi gelsin test yapalım ihmale gelmez diyorlar eve gelip internete bakıyorsun, bir ayda 2. kez kolon kanseri muhabbeti.. Lan olmucam amk olmucam ya..

Lan hiç mi gülmeyecek bizim yüzümüz amk hiç mi ?

Hani bu gece arıza bizzat bizdik ? Seni görmek istemiyorum ama gözlerinde kalan hakkımı almak için görmem gerekiyordu hani ? Oturup 1.5 saat Nurettin Reçber'in Söyle Sunam şarkısını neden 2:40 da kesiyorum lan diye düşünüyorum. Çözüme kavuştum tabi. O şarkının orda bitmesi gerek çünkü benden yar falan olmaz ona merhem süremem yarasına. 1 yıl 6 ay geçiyor ben onu hala çok seviyor ama artık eski ben yok oluyordum. Yalan söylüyorsun Marshall. Gerçeği şöyle olacak o sözlerin, 1 yıl 6 ay geçiyor ve ben ben olmuyorum artık. Sevgi mi ? Siktim öldü. Sikimiz amcıkta aklımız cennetteyken, yolumuz bok yolu hayatımız kanalizasyon çukuruyken gülsek ne gülmesek ne. Gülsek de gribin oluşturduğu o müthiş borozan sesimizi duyunca ayıp olmasın diye duruyoruz. Hayat herkese 3 korner karşılığında 1 penaltı verirken biz attığımız 3 golden sonra neden 4 penaltı yedik neden bizim her maçımız şikeli. Küme düşmek kaderimiz mi ?

Lost In The Echo dinlerken neden birilerini özleme gereği duyuyoruz ? Star Wars temalı t-shirt giydiğimizde neden geçmiş geliyor aklımıza ? Heykel'de yürürken yanından geçen 2 kişi arasındaki muhabbet sırasında Çark Caddesi kelimesine takılı kalıp sinirlenmek hangi mantığa uygun ? Sözlüğe girdiğimde gördüğüm 'Gülerken gözleri kısılan insanlar nasıl görüyor sorunsalı' bile bazen birilerini hatırlatıp üzebiliyor lan beni. Hem de gözleri kısılmayan biri bu kişi. Benim zihin dünyam neden birilerini bana hatırlatmaya meraklı ? Neden o sokağın başına her geldiğimde içimden Oğuzhan Koç'un Her aşk bir gün biter şarkısını mırıldanıyorum.

Yazın ameliyat masasına yatacağız ya hani, neden herşeye ağlayan annemiz ölümden korkuyor da bunu bize yansıtıyor ? Ben mesela neden bu kısacık yazıyı 45 dakikadır yazıyorum ve girerken hissetiklerim ile şuanki hislerim farklı ? Şuan ölüm korkusunu hissetmek için hiç uygun bir zaman değil. Gül üzülürken ağladık güzü üzenin aklını aldık, gül gülerken biz yine ağladık gülün aşkına kapılıp yavaşladık. Bugün bir karar verdim, en kısa zamanda ilik bankasına gidip form dolduracağım birilerine faydam olur belki diye. En azından arkamızdan birileri dua etsin. Organ bağışına da karar verdim. O daha ihtimalli tabi. İnşallah birilerine hayat veririz, bunu düşünmek bile bak mutlu etti 1 saniyeliğine. Ameliyat yaklaşırken kötü birşey hissedersem noter tasdikli vasiyet bile yazabilirim. İlk maddem şu, iPod'umu Elekçi'ye vermeyin annem kullansın, bilgisayarımı Elekçi'ye verin, he bi de mezarımda Türk bayrağı ile Galatasaray arması olsun. He unutmadan, ölü bedenime Haggard dan Per Aspera Ad Astra'yı dinletin hahahahahahahahah.

İnsanlar gelecek adına hayaller kurarken ben bu gece de, geçmişte yaşadığım ve artık hayallerde gerçekleşebilecek güzel anları düşünüp uyuyayım en iyisi. Kardeşim dediğin insanlar da olmasa şu 3 milyonluk şehirde ailenle baş başa kalacak kadar yalnızsın ya hani o çok zor his. Bizim için endişelenen, üstümüz açık yattığımız için kızan insanlar yokken, yüzümüz gülmez tabi. Ömrümün kalan yıllarını ya da aylarını (yarına çıkacağım bile muamma iken), beni düşündüğü için beni azarlayıp tokat atabilecek insanların yanında geçirmek dileğiyle ve duasıyla bu geceye son noktayı koyuyorum. Ve ne olur ne olmaz belki okursunuz diyerekten şuraya bir not ekliyorum.

Gerçekten de hiçbirinizi sevmiyorum, çünkü hayatınızda bir vazodan farkım yok. Hem de pazardan alınmış 25 TL'lik vazo. Vazo olmuşken 1 trilyonluk olalım derdik ama o da çok gelir gözünüzde bana. Siz 25 TL lik vazoyu ne kadar önemsiyorsunuz ki ? Sevginin karşılıklı olduğunu bana siz öğrettiniz. Ama yine de ekliyorum. Sizi sevmiyorum. Ve ne olur ne olmaz. Hakkımı da helal ediyorum, sizden de pasa pas vermenizi bekliyorum.

Maksat pas yüzdesini arttırmak zaten.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder